Kapatmak için ESC'ye basın

L2 ve L3 Çözümleri: İşlem Hızından Ödün Vermeden Komisyonlardan Nasıl Tasarruf Edilir?

2026 yılında aktif bir trader için kârın yüzde küsuratları uğruna verilen mücadele, doğru coini seçmekle değil, işlemin hangi katman (Layer) üzerinde yapıldığını seçmekle başlar. Hâlâ yalnızca Ethereum ana ağı (L1) üzerinde işlem yapıyorsanız, PnL’inizin ciddi bir kısmını kendi isteğinizle madencilere ve doğrulayıcılara bırakıyorsunuz demektir.

Bu yazıda modern blokzincir mimarisini sade bir şekilde ele alacak ve işlem maliyetlerinizi akıllıca optimize etmeniz için pratik öneriler sunacağız.

 

L2 ve L3 nedir: “Matruşka” mimarisi

Nereden tasarruf edileceğini anlamak için önce bu hiyerarşiyi kavramak gerekir.

  1. Layer 1 (L1) — Temel: Bu, ana katmandır (örneğin Ethereum). Maksimum güvenlik ve merkeziyetsizlik sunar, ancak yavaştır ve pahalıdır. Temel görevi işlemlerin nihai mutabakatını (settlement) sağlamaktır.
  2. Layer 2 (L2) — Ölçekleme: L1’in üzerine inşa edilen protokollerdir. Binlerce işlemi ana ağ dışında işler, tek bir “paket” hâline getirir ve kanıtını L1’e gönderir.
    • Örnekler: Arbitrum, Optimism, Base, zkSync, Starknet.
  3. Layer 3 (L3) — Aşırı uzmanlaşma: 2024–2026 döneminde ortaya çıkan nispeten yeni bir konsepttir. L2’nin üzerine kurulan bu ağlar, belirli kullanım alanlarına odaklanır: mikro işlemler, yüksek frekanslı alım satım veya oyunlar.
    • Örnekler: Xai, Degen Chain, Orbit (Arbitrum).

 

Temel teknolojiler: Rollup’lar

Çoğu L2 çözümünün temelinde Rollup teknolojisi yer alır. İki ana türü vardır ve bir trader için aralarındaki farkı bilmek önemlidir:

  • Optimistic Rollups (Arbitrum, Optimism): Aksi kanıtlanana kadar tüm işlemlerin geçerli olduğu varsayılır.
    • Artı: Düşük maliyet.
    • Eksi: Resmî köprü üzerinden L1’e para çekmek yaklaşık 7 gün sürer (itiraz süresi).
  • ZK-Rollups (zkSync, Starknet, Polygon zkEVM): Sıfır bilgi kanıtları (Zero-Knowledge proofs) kullanır. Matematiksel olarak her işlemin geçerliliği neredeyse anında doğrulanır.
    • Artı: L1’e neredeyse anında çıkış ve çok yüksek güvenlik.
    • Eksi: Kanıt üretiminin yüksek hesaplama maliyeti (2026 itibarıyla bu sorun büyük ölçüde çözülmüş durumda).

 

Pratik ipuçları: “Akıllı” şekilde nasıl tasarruf edilir

1. Yüksek frekanslı stratejiler için L3 kullanın

Küçük tutarlarla işlem yapıyor ya da saatte yüzlerce trade atan botlar kullanıyorsanız, L3’e geçin. Buradaki ücretler L2’ye kıyasla 10–100 kat daha düşüktür. Örneğin Arbitrum Orbit gibi ağlarda işlem yaparken genellikle cent’in bile altında ücret ödersiniz.

2. “Resmî köprüleri” unutun

Ağlar arası varlık transferinde native (resmî) köprüler hem yavaş hem de pahalıdır; özellikle optimistic rollup’lardan çıkışta.

  • Çözüm: Cross-chain köprüleri (Across, Stargate, Orbiter) kullanın. Bunlar likidite havuzlarıyla çalışır: Varlığı A ağında verirsiniz ve B ağında anında alırsınız. Bu hem zaman kazandırır hem de L1 ücretlerinin %90’ına kadar tasarruf sağlar.

3. Hesap Soyutlama (Account Abstraction — EIP-4337)

2026 itibarıyla modern L2 cüzdanlarının çoğu Account Abstraction’ı desteklemektedir.

  • İpucu: Gas ücretini ağın native token’ı (ETH) yerine stablecoin’lerle (USDC/USDT) ödeme seçeneği olan çözümleri tercih edin. Böylece farklı ağlarda “ufak gas bakiyesi” tutma ve gereksiz swap masraflarından kurtulursunuz.

4. Toplu işlemler (Batching)

Bazı gelişmiş L2 DEX’ler, bir dizi işlem için tek bir onay imzalamanıza izin verir. Bu, her işlemi ayrı ayrı onaylamaktan çok daha ucuzdur.

 

Profesyoneller için terminoloji

  • Gasless Trading: Trader’ın off-chain bir mesaj imzaladığı, işlemin ise ağa bir relayer tarafından gönderildiği mekanizma. Ücret, doğrudan işlem yapılan varlıktan kesilir.
  • Data Availability (DA): L2’nin işlem verilerini nereye yazdığıdır. EIP-4844 (Proto-Danksharding) ve “blob”’ların devreye girmesiyle Ethereum’da veri saklama maliyetleri ciddi biçimde düştü; L2’lerin ucuzlamasının ana nedeni de bu.
  • Sequencer: L2’de işlemleri sıralayan düğüm. 2026’da Shared Sequencer trendi öne çıkıyor; bu da sansür ve gecikme riskini azaltıyor.

 

Profesyoneller için az bilinen taktikler ve stratejiler

Şimdi 2026’da trader’lara avantaj sağlayan bazı mimari detaylara daha yakından bakalım.

1. Shared Liquidity kullanımı

L2’lerin temel sorunlarından biri likidite parçalanmasıdır. Arbitrum’da büyük hacimli bir işlem yaparken, ana ağa kıyasla daha fazla slippage yaşayabilirsiniz.

  • Pratik öneri: Cross-L2 routing destekleyen agregatörleri (örneğin 1inch veya Uniswap v4’ün güncel sürümleri) kullanın. Bu araçlar emrinizi bölebilir; bir kısmını Optimism’de, bir kısmını Base’de atomic swap’lerle gerçekleştirir. Böylece daha iyi bir fiyat elde edilir ve bu kazanç gas maliyetini fazlasıyla telafi eder.

2. Intents — UX’te devrim

2026’da trader’lar, ağı ve gas’ı manuel seçmek yerine giderek daha fazla intent-based protokolleri (UniswapX, CowSwap gibi) kullanıyor.

  • Nasıl çalışır: İşlemi doğrudan blokzincire göndermezsiniz. Bunun yerine bir “niyet” imzalarsınız (örneğin: “1 ETH’yi en az 3500 USDC’ye takas etmek istiyorum”).
  • Avantaj: Solver adı verilen piyasa katılımcıları, emrinizi kimin gerçekleştireceği konusunda yarışır. Gas ücretini onlar öder, çoğu zaman off-chain likidite bulurlar ve sonuçta sizin için işlem gas açısından tamamen ücretsiz (gasless) hâle gelir.

3. L3’e özgü detaylar: App-Chain’ler ve “sessiz” ağlar

L3 çözümleri çoğu zaman App-Chain olarak tasarlanır; yani belirli bir uygulamaya özel zincirlerdir.

  • Örnek: Hyperliquid veya dYdX gibi platformlarda türev işlemleri yaparken (L1 ya da L2 olmalarından bağımsız olarak), aslında izole bir trading ortamında işlem yaparsınız.
  • Az bilinen bir gerçek: Bazı L3 ağlarında emir iptali için sıfır ücret uygulanır. L1’de her iptal bir işlemdir; oysa uzmanlaşmış L3’lerde emirlerinizi CEX’teki gibi serbestçe, ek maliyet olmadan güncelleyebilirsiniz.

 

Reklamlarda pek bahsedilmeyen riskler

Düşük ücretlerin bir bedeli vardır. Trader’ların şunları göz önünde bulundurması gerekir:

  1. Sequencer merkezileşmesi: Çoğu L2 ve L3 hâlâ tek bir sequencer’a dayanır. Bu düğüm durursa, fonlar güvende kalır (L1 sayesinde), ancak yüksek volatilite anlarında trading imkânsız hâle gelir.
  2. Uyumluluk (Interoperability) riskleri: Ethereum L1 ile aranıza giren her ek katman, daha fazla akıllı sözleşme demektir. Her köprü ve her ekstra layer potansiyel bir saldırı noktasıdır.
  3. L3 izolasyonu: L3’ten çıkış genellikle ana L2 üzerinden yapılır; bu da ek gecikmelere yol açabilir.

 

Maliyetleri optimize etmek için aktif trader kontrol listesi

  • Blob Gas takibi: EIP-4844 sonrası L2 ücretleri blob alanının doluluğuna bağlıdır. Dune Analytics gibi panellerle hangi ağın şu anda daha ucuz olduğunu takip edin.
  • RPC agregatörleri kullanımı: MetaMask veya Rabby’de hızlı RPC’ler ayarlayın. Yavaş public node’lar latency ve slippage’ı artırır; bu da çoğu zaman gas’tan daha pahalıya patlar.
  • Büyük tutarlar için ZK ağları tercih edin: Sermayeyi hızlıca L1’e geri almanız gerekiyorsa (arbitraj veya çekim), zkSync veya Polygon zkEVM gibi ZK-rollup’ları seçerek haftalar süren beklemelerden kaçının.

Sonuç

2026’da “sıradan bir trader” ile “verimli bir trader” arasındaki fark, altyapıyı ne kadar iyi anladığıdır. Likidite için L2 ve işlem sıklığı için L3 kullanmak artık sadece komisyon tasarrufu değil, son derece rekabetçi bir trading ortamında ayakta kalmanın şartıdır.

Astra EXMON

Astra is the official voice of EXMON and the editorial collective dedicated to bringing you the most timely and accurate information from the crypto market. Astra represents the combined expertise of our internal analysts, product managers, and blockchain engineers.

...

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *