Binance, TRON, Tether ve TRM Labs tarafından kurulan T3+ ittifakına katıldığını duyurdu. İlk bakışta bu “suçla mücadele” gibi görünüyor, fakat gerçekte çok daha tehlikeli.
Face ID'den Metroda Parmak İzlerine Biyometrik kimlik doğrulama, kimliği doğrulamak için evrensel bir araca dönüşerek geleneksel belgelerin ve parolaların yerini hızla alıyor. Sadece on yıl önce egzotik görünen parmak izi taraması, akıllı telefonların kilidini açmaktan metro yolculuklarının ödemesini yapmaya kadar kimlik doğrulamanın baskın biçimi haline geliyor.
Akıllı şehirler kolaylık vaat eder, ancak gerçekte 5G, yüz tanıma ve IoT cihazları aracılığıyla kitlesel gözetimi mümkün kılar. Teknolojinin ardındaki gizli kontrol sistemlerini keşfedin.
Psi+ üzerinde Windows ve Linux için PGP şifrelemeyi etkinleştirme rehberi: Gpg4win kurulumu, anahtar oluşturma ve atama, OpenPGP ile güvenli iletişimi etkinleştirme.
Gizliliğin sonu, demokrasinin çöküşü, güç tekelleşmesi ve dijital egemenlik mücadelesi — gelecek şimdi yazılıyor.
En büyük, en çok denetlenen, milyarlarca dolarlık işlem hacmine sahip kripto borsaları bile hacker’lara yenik düştü. Borsa hack’lerinin tarihi bize net bir şey öğretiyor: Güvenlik kağıt üstünde değil, altyapıda olur. Kişisel verileri saklamaktan kaçınan, gizliliği önceleyen EXMON gibi anonim platformlar ise gerçek dünyada çok daha dayanıklı çıkıyor.
Bu dünyada attığın her adım izleniyor. Verilerin ürüne dönüştü. "Uyum" kelimesi artık sadece yeni bir kölelik biçimi. Ama biz bu yolu seçmiyoruz.
“Herkes VPN ve Tor kullanmalı” gibi tavsiyeleri artık hepimiz duyduk. Ama bu tek başına yetmez. Gerçek gizlilik istiyorsanız, ileri düzey teknikler ve gelişmiş araçlar kullanarak takip edilemez hale gelmelisiniz.
Dijital çağda merkezsizleşme, sadece popüler bir kavram ya da geçici bir teknoloji trendi olmaktan çıkmış, tam anlamıyla toplumu şekillendiren devrimci bir hareket haline gelmiştir. Peki, merkezsizleşme neden bu kadar önemli? Bunu derinlemesine inceleyelim.
Bugün dijital çağda yaşarken, internet üzerindeki aktivitelerimiz sürekli olarak izleniyor. Arama motorları, sosyal medya platformları ve çeşitli çevrimiçi hizmetler, kişisel bilgilerimizi ve gezinme verilerimizi toplar. Bu veriler, şirketler ve diğer kurumlar tarafından farklı amaçlar için kullanılabilir: reklamcılık, alışkanlık analizi ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunmak gibi.
Günümüz dijital dünyasında, gizlilik, kriptografi ve bireysel özgürlük anlayışımıza yön veren devrimci bir felsefe ortaya çıktı: Cypherpunk. 1980'lerin sonlarında doğan bu hareket, yalnızca teknolojik araçlarla sınırlı kalmadı; aynı zamanda bireylerin dijital dünyadaki kontrolünün merkezi otoriteler yerine kendi ellerinde olması gerektiğini savunan derin bir ideolojiyi de beraberinde getirdi.
Web2, kişisel verilerimizi kâr amacıyla bir ticari mala dönüştürdü. Buna karşın, Web3 kullanıcılarına verilerinin tam kontrolünü geri vereceği sözünü veriyor. Ancak gerçek şu ki, Web3 bazen her hareketin takip edildiği bir gözetim sistemi gibi hissediliyor. Peki bu nasıl oluyor ve bu açık ağda anonim kalmak için hangi adımları atabiliriz? Gelin, bu riskleri, stratejileri ve yalnızca dar çevreler